fbpx

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, bahçede gördüm bir pire, pire evin nerede? Dedi
güllerin içinde, girdim güllerin içine. Orada buldum bir ev, bahçesinde oynuyor bir dev. Koca devi durdurdum ona adını sordum:

  • Bana Masalcı Dev derler, anlattıklarımı çok severler. Sana da anlatayım bir masal, otur keyfini çıkar. Evvel zaman içinde Gökçe adında bir kız varmış. Tatlı mı tatlı, akıllı mı akıllı bir kızmış Gökçe. Gökçe çevresindekilere yardım etmeyi çok severmiş. Kimin ihtiyacı olsa hemen yardıma koşarmış. Fakat insanlar Gökçe’ye yardım ettiğinde Gökçe ne yapacağını bilemez, ne söyleyeceğine karar veremezmiş. Gökçe’nin yardıma ihtiyacı varmış bu konuda. Bakalım kimler yardım etmiş ona.

Gökçe bir gün bahçeye çıkmış oynamaya. Bahçede bir kedi görmüş. Minik mi minik, güzel
mi güzel bir kedicik. Çok sevmiş Gökçe kediyi. Kedicik miyavlıyor, oyunlar oynuyormuş.
Sanki birazcık da acıkmış. Gökçe hemen ona yiyecek bir şeyler vermiş. Güzel kedicik
karnını doyurmuş ve Gökçe’nin yanına gelip elini yalamış. Bir de tatlı tatlı miyavlamış:

  • Miyavvvvvvvvvv

Aaa, kedicik neden elini yalamış, ne anlatmış acaba? Gökçe mutlu mutlu parka doğru yürümeye başlamış. Biraz da arkadaşlarıyla oynamak istemiş. O da ne? Bir ses gelmiş kulaklarına:

  • Cik cik cik, cik cik ciiiiik. Bir kuş mu o? Hayır hayır bir değil bir, iki, üç kuş varmış orada. Ne yapıyorlar acaba? Hava da çok sıcakmış. Su mu arıyorlarmış yoksa?

Yardım etmeyi çok seven Gökçe hemen suluğunu çıkarmış, su vermiş kuşlara. Kuşlar
neşeyle, korkmadan gelmişler yanına. Su içmişler avuçlarından kana kana. Sonra ne mi
olmuş? Mutlulukla ötüşmüş kuşlar ve Gökçe’nin omuzlarına konup neşeli bir şarkı
söylemeye başlamışlar:

  • Cik cik cik, ciki ciki cik cik, cik cik cik…

Şarkılarında ne anlatıyorlarmış acaba? Kuşların güzel şarkısını tekrar ederek parka gelmiş Gökçe. Arkadaşlarını görmüş ve hemen yanlarına gitmiş. Güzel oyunlar oynamışlar, şarkılar söylemişler, gülmüş eğlenmişler. Yorulmuşlar sonra. Dinlenmek istemişler. Gökçe çantasından beş erik çıkarmış. Arkadaşlarıyla paylaşmış. Çok sevinmiş arkadaşları. Erikleri yemişler ve sonra ne yapmışlar dersin?

Gökçe’nin elini tutmuş biri:
— Teşekkür ederim Gökçe!

Sevgiyle gülümsemiş diğerleri:

  • Teşekkür ederiz Gökçe!
  • Teşekkür ederiz erikleri paylaştığın için…

Gökçe işte o anda anlamış kediciğin neden elini yaladığını, kuşların neden neşeyle şarkı
söylediklerini.

Kedicik elini yalarken “Teşekkür ederim Gökçecik, miyavvvv…” diyormuş oysa. Kuşlar da cik cik Gökçecik, sana teşekkür ederiz diye söylüyorlarmış şarkılarını. Artık öğrenmiş Gökçe ne yapması gerektiğini. Kedicik, kuşlar ve arkadaşları yardım etmiş ona. Gökçe de bir iyilik yapıldığında ne söyleyeceğini biliyormuş artık. Hatta başlamış bile söylemeye:

  • Teşekkür ederim annecim, bana yaptıkların için.

Teşekkür ederim babacım, beni sevdiğin için.

Teşekkür ederim arkadaşlarım benimle oynadığınız için.
Teşekkür ederim ayaklarım beni taşıdığınız için.
Teşekkür ederim kollarım işlerimi yaptığınız için.
Sana da teşekkür ederim sevgili dostum masalımı okuduğun için…

Gökçe teşekkür ettikten sonra ne mi olmuş? Gökten üç elma düşmüş; biri Gökçe’nin başına,
biri bu masalı dinleyenin başına, biri de teşekkür etmeyi sevenlerin başına. Onlar ermiş
muradına biz gidelim yatmaya…

Hikayelik’teki diğer tüm çocuk hikayelerini keşfetmek için aşağıdaki menümüzden istediğiniz hikayeye gidebilir ya da bu bağlantıdan tüm hikayelerimize ulaşabilirsiniz. Her güne yeni bir hikaye almak için bültenimize abone olmayı ve duyuruları kaçırmamak için sosyal medyadan bizi takip etmeyi unutmayın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0 thoughts on “Gökçe’nin Dünyası

  1. Çok güzel bir hikaye. Bilgilendirici ve eğitici.
    Teşekkürler.