fbpx

Çocukların Canı Sıkılmaz

1394
0
Çocukların Canı Sıkılmaz ! Çocuk hikayesi hikayelik.com'da

Çiftlikteki yedinci günlerinde, üç ördek yavrusu Lili, Lola ve Luna’nın canı çok sıkılmıştı. Hem de ne çok… “Hep aynı şeyler!” dedi Lola. “Hem de çoook…” dedi Luna.


Oysa anneleri ne demişti: “Çocukların canı mı sıkılırmış hiç! Hem ördek tabletiniz var… Sanal ördek gözlüğü bile aldım size!” Bu can sıkıntısı ördek yavrularının içini şişmiş bir balon gibi kaplamıştı sanki.


“Bu can sıkıntısından kurtulmanın bir yolu olmalı.” dedi Lili. Bir gün sabah vakti üç ördek yavrusu, onları can sıkıntısından kurtaracağına inandıkları şeyin peşine düştüler.


Mutluluğun nerede olduğunu bulacaklardı. Üçü de o kadar emindi ki; mutluluğu bulduklarında canları bir daha hiç sıkılmayacaktı. Peki, mutluluk nerede olabilirdi? Kim bilir! Belki de ormanın en derinliklerindeydi…


İçlerinde en meraklı olan Lola çıkmıştı bile yola… En bilge olan Lili, “Bir ördek neyi ararsa onu bulur.” dedi. En araştırmacı olan Luna ise gerekli olabilecek malzemeleri almıştı yanına. Dürbün, harita, kalem, kâğıt, biraz atıştırmalık, örtü, bir çift ördek paleti ve şnorkel… Ne de olsa mutluluğun nereden çıkacağı hiç belli olmazdı.


Koyuldular yola. Çok geçmeden tavşan çıktı karşılarına. Tavşan, ördek yavrularına bu saatte nereye gittiklerini sordu.


Onların mutluluğu aradıklarını duyunca, “Bundan kolay ne var! Bakın bana, havuç yediğim her an o kadar mutluyum ki…” dedi. Hepsine torbasından birer havuç uzattı. Mutluluğu bu kadar kolay bulacaklarını düşünmeyen ördekler, hemen havuçlarından birer ısırık aldılar. Bir ısırık, bir ısırık daha derken, bitirdiler havuçlarını oracıkta.


“Belki de etkisini göstermesini beklemeliyiz.” dedi Lola. Ancak yaklaşık on beş dakika sonra değişen bir şey olmayınca aramaya devam etmeleri gerektiğine karar verdiler. Tavşanla vedalaşıp yola çıktılar.


Yolda karşılarına fare çıktı. Ördeklerin mutluluğu aramaya çıktıklarını öğrenen farenin aklına harika bir fikir geldi. “Oyundan daha mutluluk verici bir şey yoktur, oyun oynayalım!” dedi. Oyunun adını da “Nedir bu?” koydu.


Anlattı oyunu ördeklere: “Verdiğim sözsüz ipuçlarından ne anlattığımı bulmanız gerekiyor. Ben tek, siz hepiniz.” dedi. Farenin ilk ipucuyla birlikte Lili buldu hemen: “Perde ayaaak!” “Doğru cevap!” dedi fare. Ördekler kazanınca fare anlattı yine… Lola buldu bu kez de: “Ördekbaşı yeşiiil!” “Bildin Lola!” dedi fare.


Yine ördekler kazanınca fare anlattı bir kez daha. Luna bildi bu kez de: “Badi badi yürüyüş.” “Bravo Luna!” dedi fare. Oyunu izlemeye gelen fareler fısıldaştıktan sonra alkışladılar ördekleri. Ördekler bir an sevinseler de, “Hep bildiğimiz yerden geldi sanki.” dedi Lili. Ördekler farenin niyetini anladılar tabii. Sevinçleri uzun sürmedi. Ördekler fareyle vedalaşıp geç olmadan yola devam ettiler.


Biraz sonra, yolda tilkiyi gördüler. Tilki endişeliydi. Öyle telaşlıydı ki ördek yavrularının geldiğini bile fark edemedi. Tilkinin hâlini gören Lola, “Sen de bizim gibi bir şey mi arıyorsun yoksa?” dedi. “Sormayın, gözlüğüm kayıp! O olmadan nasıl şiir yazarım ki…” dedi tilki.


Lili, “En son ne zaman kullanmıştın gözlüğünü? dedi. “Sabah göl kenarında şiir yazıyordum.” dedi Tilki. “Onu en son, sabah şiir yazarken kullandığına göre, gözlüğün bu civarda olmalı.” dedi Lili. Luna hemen çantasını açtı. Haritayı çıkardı, bulundukları yeri işaretledi. Dürbünü aldığı gibi etrafı inceledi.


Luna, inceleyecekleri alanı daire içine aldı. Tilkinin şiiri göl kenarında yazdığını öğrenince dürbünün odağını gölün çevresine yöneltti.  Lili, “Sabah hava rüzgârlıydı.” dedi. Lola Lili’nin ne demek istediğini anladı ve ördek paletleri ile şnorkeli taktığı gibi göle daldı. Su soğuk muydu ne! Neyse ki ördek bedeni suya hemen alıştı.


Gördüğü yılan balığı ve kadife balığı ile selamlaştı. O balık da neydi öyle! Dikkatini aradığı şeye yoğunlaştırdı. Biraz sonra suyun üzerinde tilkinin gözlükleri göründü.


Tilki sevinçten ağladı. “Bir tilki sevinçten ağlar mı bilmiyorum ama suya girmek beni çok acıktırdı.” dedi Lola. Lili ise açlıktan olsa gerek, karnından gelen gurultuyu dinliyordu. Luna “Merak etmeyin atıştırmalıklarımız var.” dedi.


Gölün kıyısındaki söğüt ağacının altına örtüyü serdiler. Getirdikleri atıştırmalıkları afiyetle yediler. Lola “Bu sandviçler bir harika, daha öncekilerden çok başka.” deyince, Luna bu sandviçlerin annesinin her zaman yaptığı sandviçlerden olduğunu belli etmedi. Lili bu lezzet karşısında Luna’ya tam üç kez teşekkür etti.


“Haydi! Gözlüğüm bulunduğuna ve karnımız da doyduğuna göre, size bu güzel manzarada şiir okuyayım.” dedi tilki. Şiir defterinden bir sayfa açtı, sesi rüzgârla dans etti:


“Bahar gelince açar çiçekler,

Konar dallarına kelebekler,

Umut verir doğa canlılara,

Kucak açar her ihtiyacı olana.

Kiminin ihtiyacı sevgi,

Kiminin ihtiyacı bilgi.

Bulur herkes onu doğada,
Bilir ise vermesini…”


Bir süre konuşan olmadı. Ördeklerin uzaklara daldığını gören Tilki, “Sahi, siz bugün ne arıyordunuz öyle?” dedi. Lili, Lola ve Luna o an ne aradıklarını unutmuş gibiydi.

Hikayelik’teki diğer tüm çocuk hikayelerini keşfetmek için aşağıdaki menümüzden istediğiniz hikayeye gidebilir ya da bu bağlantıdan tüm hikayelerimize ulaşabilirsiniz. Her güne yeni bir hikaye almak için bültenimize abone olmayı ve duyuruları kaçırmamak için sosyal medyadan bizi takip etmeyi unutmayın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir